Balık Burcu: Derin, Sezgisel, Romantik

19 Şubat’la 20 Mart arasında doğanların Güneş’i Balık’tadır. İnsanlar buna sadece bir burç der geçer ama Balık burcu olmak biraz suda yaşayıp karada yürümeye çalışmak gibidir. Sürekli iki dünya arasında. Zaten sembolü de zıt yönlere yüzen iki balıktır, biri hayale doğru giderken diğeri gerçeğe yüzer. Çoğu Balık hayatı tam olarak böyle yaşar nasıl desem sanki bir yanı burada, öteki yanı başka bir yerde.

Yönetici gezegeni Neptün ve Jüpiter’dir. Neptün sisli bir sabah gibi; her şeyi biraz yumuşatır, keskin çizgileri siler. Jüpiter ise neye dokunsa büyütür. O yüzden Balıkların hisleri küçük küçük değil kocaman gelir. Sevinçleri de büyük, kırgınlıkları da. Ancak genelde bunu gürültüyle göstermezler. İçlerinde yaşarlar. İnsanların yüzüne bakıp söylemedikleri şeyleri duyar gibi olurlar; sezgi dedikleri şey tam olarak budur.

Çoğu Balık bir şarkıyı sadece dinlemez, bir resmi sadece görmez, yaşar. Yaratıcılık onlar için süslü bir özellik değil nefes almak gibidir. Özgür hissetmezlerse sanki suyu çekilmiş bir balık gibi çırpınırlar. O yüzden hayal kurmalarına, yalnız kalmalarına, bazen kimseye açıklayamadıkları o iç dünyaya ihtiyaçları vardır.

Balık burcunda doğanlar hoşgörülüdürler hem de fazlasıyla. Birine kızmaları için gerçekten sınırın aşılması gerekir. Ama işte tam da burada kendilerini unuturlar. Başkaları için çabalarken kendi sınırlarını silerler. Sonra bir gün yorulurlar ama kimse anlamaz çünkü Balıklar bazen yorgunluklarını bile sessiz yaşar.

Yine de dünyada hâlâ incelik diye bir şey varsa birazı Balık burcu sayesindedir. Gürültülü bir dünyada fısıltı gibi var olurlar, herkes bağırırken, onlar hisseder ve çoğu zaman, en doğru şeyi de o fısıltı söyler.

Aşıkken Balık Burcu

Balık burcu zodyağın umutsuz romantiğidir derler ya doğru ama eksik. Onlar sadece âşık olmaz çünkü Balık burcu olanlar âşık olma fikrine âşık olurlar. Daha biri ortada yokken bile kafalarında bir sahne kurmuşlardır. Işık tam doğru yerden vurur, sözler tam zamanında söylenir, kimse kimseyi yanlış anlamaz. Mükemmel partner dediğin şey, Balık burcunun zihninde neredeyse edebi bir karakterdir. 

Ne zaman ki gerçek biri gelip o role yerleşir, Balık burcu için işler biraz karışır. Neden mi? İlişkinin günlük hâli vardır. Mesajlara geç cevaplar, yanlış anlaşılan cümleler, yorgun akşamlar. Balık bazen o pürüzlere şaşırır. “Tamam ama biz birbirimizi hissediyorduk.” diye düşünür içinden. Oysa kimse kimseyi her saniye kusursuz anlayamaz. Aşk sandıkları gibi kendiliğinden akan bir nehir değil; bazen yön vermek, bazen kürek çekmek gerekir. Bunu kabul ettiklerinde büyürler.

Bir de şu kurtarma meselesi var. Balık burcu sevdi mi kendini adar. Karşısındakinin yaralarını görür ve onları sarmak ister. Hatta bazen yara yoksa bile arar çünkü işe yaradığını hissetmek hoşuna gider ama ilişki tek taraflı bir iyileştirme seansı değildir. Sürekli kurtaran olmak bir süre sonra görünmez bir yorgunluk yaratır. Balık burcununın öğrenmesi gereken şey şudur: Sevgi fedakârlık olabilir ama eşitlik olmadan eksik kalır.

En çok da kendi kadar nazik, kendi kadar şefkatli birine ihtiyaç duyar. İnceliğini anlayacak, suskunluğunu yanlış yorumlamayacak, kalbini hafife almayacak birine. Balık’ın kalbi kolay kırılmaz aslında sadece çok derine koyar kırıkları. 

Sanatçı Ruh

Terazi estetikle uğraşır, Boğa dokunabildiği güzelliğe âşıktır ama Balık… Balık burcu başka. Onlar güzelliği icat eder, sonra da bundan biraz utanır gibi yaparlar. Utanmamalılar. Dünyaya bakışları, çoğu insanınkinden farklıdır. Sanki herkes siyah-beyaz bir film izlerken onlar mor tonlarda bir rüyanın içindedir. Bulutlara bakıp “beyaz” demezler mesela. Mor derler. Kimse inanmaz ama onlar gerçekten mor görür.

Alışılmışın dışında mı? Evet ama belki de alışılmış olan zaten biraz fazla sıradandır. Balıklar bunu söylemez ama bilirler. Bu yüzden de en harika sanatçılar Balık burcundan çıkar. Balık burcu sıradışıdır, görülmeyeni görür, sezgiyle yaşar, hislerdir onu harekete geçiren. 

Hayatı da sanatsal bir şekilde yaşarlar. Bunun için de çaba harcamazlae, gerçekten de öyle bir yaşarlar ki sanki bir tablonun içindesindir. Güzel olmayan, his uyandırmayan, akışını daha da kolaylaştırmayan hiçbir şey ona göre değildir. 

Yatakta Nasıl?

Balık burcu için seks aceleyle geçilecek bir şey değil, daha çok, kimsenin tam tarif edemediği uzun ve harika hissettiren bir deneyim. Seks öyle gürültülü, gösterişli bir şeye dönüşmez genelde. Onlar için işin aslı hassasiyet. Tenin hafif ürperişi, ses tonunun değişmesi, bir bakışın gereğinden bir saniye fazla sürmesi.

Balık burcu sevişirken sadece orada bulunmaz. Orada çözülür. Karşısındaki insana hizmet etmeye heveslidir ama bu öyle boyun eğmek gibi bir şey değildir. Arada görünmez bir bağ oluşsun ister; kimsenin adını koymasına gerek yoktur ama ikisinin de sustuğu bir anda anladığı bir bağdan azını da istemez.

Bu hayalperest su burcu için seks anlık olmaz, genelde yavaş açılırlar. Kat kat. Eğer yakınlaştıkları biri onları incitirse bunu sıradan bir hayal kırıklığı gibi yaşamayabilirler çünkü çoğu zaman içlerine kadar işler. Kendilerini kullanılmış, hatta kurban edilmiş gibi hissedebilirler. Seks, sadece fiziksel bir temas değildir; verdikleri bir enerjidir ve o enerjiyi herkese sunmazlar. Hak edilmesini isterler.

Balık burcu için mesele hep aynıdır aslında: “Gerçek miydi?” Eğer gerçekse, kendilerini tamamen bırakırlar. Değilse, bir daha o kapıyı açmaları uzun sürer.

Her Zaman Orada Olan Arkadaş

Balıklar insanlarla tanışmakta hiç zorlanmaz. Sanki görünmez bir kapıları vardır ve kim gelirse gelsin hafifçe aralanır. Çoğu insanla bir şekilde bağ kurarlar. Öyle büyük laflarla olmak zorunda da değil, küçük, dikkatli cümlelerle. “Anlıyorum,” derken gerçekten anladıkları için bağ kurarlar.

Telefonlarının şarjı yüzde birdeyken bile “Konuşmak istersen buradayım” diye mesaj atarlar. Sonra telefon kapanır ama gerçekten oradadırlar. Dinlemek isterler. Hatta bazen fazla isterler. Başkasının derdini kendi içlerine alıp büyütürler. Sınır çizmek onlar için matematik problemi çözmek gibi zor bir şeydir. Başkasının acısını taşırken fark etmeden kendi içlerinde çoğaltabilirler.

Arkadaşlıklarında iki uç arasında gidip gelirler: Ya neredeyse birbirine yapışık bir bağlılık ya da kimseye görünmeden kaybolma isteği. Bazen saatlerce mesajlaşırlar, bazen günlerce ortadan yok olurlar. Bu çelişki onları bile yorar.

En mutlu oldukları anlar, kendilerinden büyük bir şeyin içine daldıkları anlardır. Deniz olabilir bu. Müzik olabilir. Bir kitap. Bir aşk. Yutulmak isterler biraz. Bir şeylerin içinde erimek. Ayak parmaklarının altındaki kumun hissi, bir tenin kokusu, yaz akşamının rüzgârı… Duyulara teslim olmayı severler. Erimiş gibi hissetmek hoşlarına gider. Sınırlarının bulanıklaşması.

Çoğu Balık burcu, başka bir Balık burcu ile ya da en azından duygusal derinliği olan biriyle rahat eder. Yüzeyde kalan ilişkiler onları sıkıştırır, derine inmek isterler. İşte burada işin tehlikeli tarafı şu olur: Başkalarının içinde kendilerini kaybetmeleri çok kolaydır. 

Birine fazla yaklaştıklarında nerede başlayıp nerede bittiklerini unutabilirler. Bunu için de yazmak, çizmek, müzik yapmak… Bir şey üretmek onları tekrar kendi bedenlerine geri getirebilir. Bir şeyleri somutlaştırmak yani. Eninde sonunda şunu öğrenmeleri gerekir: Mutlulukları, duygularını akıtacak bir kanal bulduklarında büyür. Yaratıcı ifade onlar için lüks değil, ihtiyaçtır.

Pastel Tonların En Güzeli

Balık burcu kişiler asla sıradan değildir. Romantiktirler, hayalperesttirler ve biraz saf, biraz da duygusaldırlar. Yaratıcı tarafları öyle güçlüdür ki bazen kendi hayallerinde kaybolduklarını bile fark etmezler. Tarzları da bu ruhun dışa vurumu gibidir: Zarif, hafif duygusal hatta melankolik ve tabii ki romantik. Renk seçimleri pastel tonlardadır, ışıltıyı çok iyi taşırlar hele ki denizlere, okyanuslara, suya dair aksesuarlar bir de gözleri kadar yumuşak bir etkiye sahipse gördüğüm en güzel insan mı diye sordururlar adeta.

Şifon, saten ve dantel, nostaljik bluzlar, fiyonklar ve daha fazlasıyla küçük detaylarda kaybolmayı severler. Broş takmak mı? Balık burcu kadınları için hiç sorun değil, öyle nadir rastlanan bir stil dokunuşudur ki neredeyse masal kitabından fırlamış gibi görünürler. Dantel elbiseler içinde, bir etkinlikte yürürken sanki peri masalının bir parçasıdırlar.

Giysiler sade, kesimleri zariftir. Uçuşan elbiseler, düz babetlerle, sandaletlerle tamamlanır. Soğuk havada, basit bir hırka ve toprak tonlu botlarla bile gözleri üzerine çekerler. Akışkan kumaşlarda rahat ederler.

Renklerde ise mavi, mavinin tonları ve pastel renkler bir yaşam biçimidir. Bebe mavisi, pembe, mint yeşili, açık sarı, bej ve benim favorim olan Balık’lara en çok yakıştırdığım lila gardıroplarında en çok yer bulan renklerdir. İnci gibi küçük aksesuarlarıyla kombinlemekse tarzlarını tamamlar.bHafif, zarif, uçuşan ve kendinden geçmiş bir masal gibi görünür. Bu masalsı görünüş Balık burcundan başkasına da ona yakıştığı gibi yakışmaz hiçbir zaman.

Feyzan Ece

Bu içerik Ece tarafından hazırlandı. Merkür retrosu, Venüs dramaları, yükselen burç detayları... Astrolojide kaybolduğunda gerçekleri arkadaş vibe’ıyla ama nokta atışı bir şekilde öğrenmek için Ece’nin içeriklerini takipte kal!

Next
Next

Valentine’s Day Gifts, By Zodiac